Sol Sabit
Sağ Sabit
  • Dolar döviz kuru 3.5181
  • Euro döviz kuru 4.1380
Detay Üst
  • HABERLER
  • GÜNDEM
  • TMSY Gazilerin hakları için Mecliste CHP'nin sunduğu gurup önerisi görüşüldü
  • 15-11-2016 10:48

TMSY Gazilerin hakları için Mecliste CHP'nin sunduğu gurup önerisi görüşüldü

CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet'in CHP Grup Önerisi (Gazilik ünvanı alamayan vatandaşların durumu) hakkındaki konuşması

TMSY Gazilerin hakları için  Mecliste CHP'nin sunduğu  gurup  önerisi  görüşüldü

Peygamber ocağı olarak bildiğimiz asker ocağında terör örgütlerine karşı verilen mücadelede terörist silahlarıyla yaralanmış ancak yönetmeliklerden dolayı resmiyette gazi sayılmayan, görmezden gelinen ve sahipsiz bırakılan vatan evlatları... Bugün, bu insanlarımızı konuşacağız, bu Genel Kurulda. Kimisinin parmakları eksik, kimisi vücudundaki şarapnel parçalarıyla hayat mücadelesi vermeye devam ediyor. Çatışmada şehit düşen arkadaşının yasını tutuyor kalbinde ve aynı kalpte terörist mermisiyle yaşamaya devam ediyor. Kalbindeki bu kurşun alınırsa ya felç olacak ya da masada kalacak ama yine de gazi sayılmıyor. Yanlarında patlayan füze ve bombaların darmadağın ettiği vücutlarında kalıcı hasarlar oluşmuş durumda ama gazi sayılmıyor. Terör örgütü PKK'yla burun buruna olan mücadelelerinde silah arkadaşları, hain mermiler ve bombalar sonucu şehit olurken aynı mermilerin isabet ettiği askerler ne yazık ki gazi sayılmıyor. Bu askerlerimiz, bizler daha güvende olalım, diye terör örgütünün peşinde dağ tepe dolaşıyor, sırtında onlarca kilo ağırlıkla "Acaba teröristin kurşunu ne yönden gelecek?" korkusunu bir an olsun bile içinden atamadan dağlarda geziyor, nöbet tutuyor, vatanı koruyor ama gazi olamıyor. Onun ötesinde işsizlik sorunları yaşıyor, iletişim sorunları yaşıyor, psikolojik bunalım, travma sonrası stres gibi daha nice birçok sorun yaşıyor ama ne var ki bu vatan evlatlarımıza bırakın sonuna kadar hak ettikleri gazilik maaşını, gazilik onurları bile verilmiyor. Peki neden? Türk Silahlı Kuvvetlerinin Sağlık Yönetmeliği'ne uyamadıkları için, uzuv kayıplarını yönetmeliğe uyduramadıkları için bir türlü gazi sayılmıyorlar. Ne istiyor yönetmelik? Yüzde 40 uzuv kaybı. Yani diyor ki yönetmelik bir parmağını kaybedene: "Hayır yetmez, 3 parmağını da kaybetmeliydin." Yüzde 95 görme kaybı olana "Tamamen kör olmalıydın." diyor. Oysa Anayasa'mız ne diyor? "Devlet, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malul ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar" 
Kalplerinde kurşunla yaşamak zorunda olan ancak hak ettikleri gazilik onuru verilmeyen bu insanların kalbindeki kurşun 1 santimetre ileriye gitseydi ne olacaktı biliyor musunuz değerli milletvekilleri? O zaman oturduğunuz koltuklarınızdan şehit taziye mesajları yayınlayıp "Teröre yenilmeyeceğiz." cümleleri kuracaktınız. Cenazesine gidip gözü yaşlı anaları, babaları teselli çabalarına girecektiniz. Türk Bayrağı'na sarılı tabutunu sırtlayıp askerî araca bindirecektiniz. Şimdi, soruyorum sizlere: Hangisini yapmak daha kolay? Şehit cenazesinde sel olan yaşlarda boğulmak mı yoksa kurşun kalbine 1 santimetre kala hayatta kalan bu vatan evlatlarını gazi olarak kabul etmek mi? 
Başbakan Sayın Binali Yıldırım 16 Ağustos Salı günü Adalet ve Kalkınma Partisi grup toplantısında bir konuşma yaptı; sizlere, bu Genel Kurula aynen aktarıyorum: "15 Temmuz şehit ve gazilerimize ne yapsak haklarını ödeyemeyiz. Şehit ve gazilerimizle ilgili yeni bir düzenleme yapacağız. Yaralanan gazilerimizde yüzde 40 iş göremezlik şartı aranıyor. Canlarını bu ülkenin geleceği için ortaya koymuş, göğsünü tanklara, mermilere siper etmiş gazilerimize 'Sen yüzde 10 yaralandın.' 'Sen yüzde 30 yaralandın.' mı diyeceğiz, yakışır mı bu Türkiye'ye? Meydana inen, parmağı, tırnağı bile yaralanmışsa gazi olacak, gazi haklarından yararlanacak, kaldırdım bütün kuralları." diyor Sayın Başbakan ve 29 Ekimde 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'yle 15 Temmuzda yaralanan tüm vatandaşlarımız gazi sayıldı. 
FETÖ bir terör örgütü ve yaşananları unutmak tabii ki mümkün değil. Ancak burada, düşünebilen ve sorgulayabilen akıllara birtakım sorular gelmesi gerekmiyor mu sizce? FETÖ terör örgütü de Mehmetçiğin yıllardır savaştığı PKK terör örgütü değil mi? 15 Temmuzda meydanlara inen Türkiye'nin geleceği için indi de PKK'yla yıllardır savaşanlar muz cumhuriyetinin askerleri mi? Bu KHK, Anayasa'nın 9'uncu maddesinde yer alan eşitlik ilkesine aykırı değil mi? "Senin gazin", "benim gazim" ayrımı yakışır mı bu Türkiye'ye? FETÖ'ye karşı mücadele veren insanlarımızla PKK'ya karşı savaşan vatan evlatlarımızı ayıran ince bir çizgi dahi bulunmamaktadır değerli arkadaşlar. Ancak ne yazık ki birinin parmağı kanasa gazi sayılıyor, diğeri parmağını kaybediyor ama gazi sayılmıyor. Nasıl ki askerlerimizi şehit verdiğimizde bizler kan ağlaya ağlaya "Vatan sağ olsun." diyorsak, bu evlatlarımız da uzuvlarını kaybettiğinde onlar da "Vatan sağ olsun." diyorlar.
Bu şekilde Türkiye genelinde yaklaşık 10 bin kişi gazilik onurunu bekliyor. Asıl istedikleri gazilik maaşından ziyade, gururla gösterebilecekleri gazilik madalyası, onur nışanları. 
Şu anda bu durumda olan binlerce vatandaşımız bu görüşmeyi izliyor. Bu vesileyle buradan hepsini tekrar selamlamak istiyorum.
Bizi izleyen vatandaşlarımız hepimize soruyor: "15 Temmuz darbesini torununa anlatamayan Sayın Başbakan, bizler de evlatlarımıza neden gazi sayılmadığımızı anlatamıyoruz. Terörle mücadelemiz bitti ama devletimize kendimizi kabul ettirme mücadelesi veriyoruz, asıl zorumuza giden budur. Devlet bizi görevlendirdiği için oralara gittik, vurulduk, ancak bir kenara atıldık." diyorlar. "Bizlere gazi olamazsınız çünkü 'yasalar', 'yönetmelikler' diyen devlet yetkilileri, kendi çocuklarının bir parmağına acaba kaç lira değer biçebilirler?" diye buradan herkese soruyorlar değerli arkadaşlar. "Terörist kurşunları değil, bizleri asıl yaralayan 'Sen gazi değilsin.' diyenlerdir." diyorlar. "FETÖ vurduğunda gazi olunuyor da PKK vurduğunda neden gazi olunmuyor? Bizler bu devlet için vurulmadık mı?" diye soruyorlar. "Kopuk parmaklarımızı, yitirdiğimiz gözümüzü onarmakta tıp yetersiz kalırken gazilik onurumuz için de yasalar yetersiz kalıyor. Bu haksızlık değil mi?" diyorlar. "Askere gitmeden önce bu mermilerle yaşıyor olsaydık bizleri askere alır mıydınız?" diye soruyorlar. "Bizler devletimizden çok şey değil, evlatlarımıza bırakabileceğimiz gazilik onurumuzu istiyoruz." diyorlar. Çok net, çok küçük bir talepleri var; sadece gazilik onurlarını istiyor bu vatan evlatları, bu ülke için savaşmış vatan evlatları. Ve bakın daha ne diyorlar: "Cudi Dağı'nda 4 tane PKK kurşunuyla yaralandım, ben neden gazi sayılmıyorum?" diye sizlere soruyorlar. "Bir baba düşünün ki vatan için vurulmuş ama çocuğuna 'Ben gaziyim.' diyemiyor. Neden gazi olmadığımı açıklayamıyorum, siz açıklayın." diyorlar. "Öldüğümüzde tabutumuzun ay yıldızlı bayrakla kaldırılmasını istiyoruz. Bunu bize çok görmeyin." diyorlar değerli arkadaşlar, özellikle bunları sizin dikkatinize sunmak istiyorum. 
Kalp yarası kurşundan çok ağırdır. Gelin, bu insanları daha fazla yaralamayalım. "Şehit cenazelerinde ağlamak daha kolay." diyorsanız bugün bu önergeye "hayır" dersiniz ama "Bizim için bu insanlar elbette önemli." diyorsanız bu araştırma önergemize "evet" dersiniz; karar sizin. Yarın, terörle mücadeleden bahsederken gazi ve şehitlerin fedakârca mücadelelerini alnınızın akıyla anlatabilmek istiyorsanız bugün bu önergeye "evet" demek zorundasınız. Hatta, bu önergenin ötesinde, Sayın Meclis Başkan Vekilimiz Akif Hamzaçebi'nin vermiş olduğu bir yasa teklifi var, önümüzdeki günlerde Genel Kurula gelecek. O yasa teklifine de sizlerden "evet" oyu bekliyoruz gazilerimiz adına. 
Yasaların gazi saymadığı ama bizim Cumhuriyet Halk Partisi olarak gazi saydığımız bu vatan evlatlarımız için verdiğimiz bu araştırma önergemize destek verin ve bu insanlarımızın gözlerindeki yaş, emekleri boşa gittiği için değil, hak ettikleri gazilik unvanını almanın verdiği sevinçten olsun diyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum

Haber Videosu



Haber yazılımı ihtiyaçlarınıza profesyonel çözümler için tıklayın.

Kaynak: TMSY Haber
Editör: Atilla POLAT

HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

En Alt Reklam