Sol Sabit
Sağ Sabit
  • Dolar döviz kuru 3.9354
  • Euro döviz kuru 4.6422
Atilla Polat

Atilla Polat

Güneş Bir Günde Bizim İçin Doğsun

Atilla Polat 1976/4 tertip olarak Burdur da acemi birliğimi yaptım. Usta birliğim Kars /Sarıkamış’a çıktı oradan gönüllü olarak Güneydoğuya gitmek istediğimi söyledim ve akabinde 17. Piyade Alayı Bingöl/ Adaklı ilçesine gönderildim.  İlk gün 10 Günlük operasyondan gelen askerleri gördüğümde ne kadar zor bir görevler olduğunu yaşadıkça anladım 

Yine bir gün  operasyona  çıktık, görevimiz  bulunduğumuz  bölgede  PKK terör örgütünün geçiş güzergâhını  kapatmak ve köylerden  yiyecek temin  etmelerini engellemek, yaklaşık olarak  8 gün  aynı bölgede  gündüz  keşif gecede pusu atıyorduk bölük  komutanı, bulunduğumuz bölgedeki askerlerin mevzilerinin yerlerini değiştirdi bana verilen mevzi  bölgesi mahkûm bir  yerdi, bulunduğum mevzinin hemen 2 metre önünde  dere vardı, mevzi ile kavak ağaçları arasındaki mesafe 5 metre, onun arkası da yine dere yatağı, teröristler elini kolunu sallaya sallaya gelse dere yatağından görme şansımız hiç yok, bir çatışma çıksa  teröristlerle aramızdaki mesafe 3-5 metre ben  hemen  bölük komutanıma  benim bulunduğum mevzi bölgesi mahkûm alan olduğunu  bir çatışma çıksa  buradan bizim kurtulma şansımız hiç  yok diye bilgi verdim Bölük komutanı bana  ağza alınmayacak  hakaretlerde bulundu  bir hafta o mevzide duran askerler nasıl durdu, sana emrediyorum gideceksin o mevzide duracaksın dedi  bende  mevziime döndüm  2 gün sonra  gece 24.00 da mevzileri devriyeye bölük teğmenimiz geldi,  vukuatımız yok dedik diğer mevzileri dolanmaya başladı hava kapalıydı  su sesinden başka  bir şey duymuyor ve kavak ağaçlarından başka  bir şeyde görmüyorduk bizim mevzi bölgesi bölüğün en tehlikeli bölgesiydi ayrıca, bölük olarak bulunduğu bölge mahkum  dere yatağındaydı etrafımız hakim tepelere çevriliydi o tepelere gece teröristler yerleşmiş ayrıca  bizim mevzilere bakan kavak ağaçlarının arkasına dere yatağından gelerek teröristler yerleşmiş, bizlerin uyumasını bekliyorlar ki amaç bölüğü katletmek karşımda olan kavak ağaçlarının arkasına sızan teröristleri görme şansımız yok çünkü birbirine yakın sıkı bir şekilde kavak ağaçları vardı saat gece 00.20 de  bizlerle  operasyona çıkan bölüğün köpekleri birden dere yatağına hücum etti ve kavak ağaçlarına doğru hamle yaptı bizde o bölgeye doğru dikkatli bir şekilde bakıyorduk ki ağaçların arkasında teröristler ateş etmeye başladı  her ne kadar  bulunduğumuz yer mahkum olsa da  ateşe karşılık verdim  benim mevziimde ilk  yardımcım izli mermi ile anlından vurulup şehit oldu sonra diğer arkadaşımda vurulup şehit oldu  sonrasında  bir patlama sesi duydum mevziimde ben vurulduğumu hissettim  çatışma yaklaşık olarak  hiç durmadan yarım saat sürdü  teröristler bizi  3-5 metre karşıdan kavak ağaçlarının arkasından  bizi tarıyorlar ve el bombaları atıyorlar benim  mevziimde  3 el bombası ’da patlamamış hem arkadaşlar söyledi hem de olay tutanağında yazıyor ( bizlere el bombası verilmiyordu gerekçe  bir zamanlar  çok önceleri  askerin biri koğuşta el bombasının pimini çekmiş ve  yaralılar olmuş ola istinaden askerlere el bombası verilmesi yasaklanmıştı) bizlere el bombası verilseydi belki fazla şehit vermezdik  benim bulunduğum bölgede 6 şehit 2 yaralı vardı  beni hemen  mevziden alıp  bölüğün ortasında bir  boş okul vardı oraya aldılar  ilk müdahalemizi orda yaptılar  ama  diğer bölgelerde halen daha  çatışma  devam ediyordu ortalama 2 saat sürdü  çatışma,  şehitlerle birlikte bizi  özel harekâta ait betere aracı ile  Bingöl Kığı ilçesi üst bölgesine  götürmek için harekât etti biraz ilerlerken  teröristler  betereye ateş etmeye başladılar araç hızlı bir şekilde virajı girdiği esnada  Şehit olan arkadaşlarım hepsi üzerime yıkıldı, üzerime yıkılmış şekelde  bir saat yola devam ettik  üst bölgesinde geldik  ben  Alay komutanına bağırarak  tüm suçlu bölük komutanı dedim, bizi bile bile ölüme gönderdi   yerimizin mahkum olduğunu  görüş alanımızın olmadığını  söylediğim yalvardığım halde deni dinlemedi  bana hakaret etti tekrar mevziiye gönderdi dedim   bir yandan da ağlıyordum.

Bu şehitlerin hesabını  nasıl verecek diye  söyledim  Albay beni sakinleştirdi  Bölük Komutanı ve Üst Teğmen görevden alındı rütbeleri söküldü olan geride kalan  gözü yaşlı anne ve babalara oldu o gece sabaha doğru Elâzığ Asker Hastanesine geldik orda tedavi olduk vücudumun her yerinde şarapnel parçaları vardı kafamdan tutun ayaklarıma kadar her yerde vardı çoğunluğu sağ ayağımdaydı Elazığ Asker hastane doktoru vücudundaki şarapnel parçaları alamayız çok riskli bölgede  alınırsa felç olursun  geriye kalan hayatında bu parçalarla geçireceksin dedi  sonrasında ben  hava değişim için memleketime gittim rahatsızlığım daha geçmemişti  raporum bitti Erzurum Mareşal Asker hastanesine  muayeneye gittim,  doktur  beni birliğime sevki uygundur dedi ben  bu halimle nasıl giderim birliğimde kim bakar bana dedim  koltuk değnekleriyle bile zor yürüye biliyordum o halimle beni birliğime gönderiyordu  Annem ağlıyordu  ayağım balon gibi  bu haliyle nasıl seni birliğine gönderir o doktoru  Allaha  havale etti yapacak bir şey yok  Erzurum toplama merkezine teslim oldum.  Toplama merkez komutanı binbaşı benim halimi görünce ağladı isyan etti ve küfür etti doktorlara, aynı gün konvoyla Erzincan’a gittim oradaki toplama merkezi komutanımızda kendi odasını bana verdi sen burada yat evladım dedi benim halimi gören askerler şok oluyorlardı bu nasıl bir adalet diye zor şartlar altında birliğime geldim bölük astsubayımız kalmıştı sadece birlikte diğer hepsi görevden alınmıştı, bölük Astsubayımız benim o halimi görünce çok üzüldü 3 aylık kalan Askerlik süresince benim ifadem bile alınmadı geriye kalan 3 ayımı ’da koğuşta geçirdim Askerlik bitti ama  sorunlarım bitmedi

Bizler rütbeli hatası yüzünden 6 şehit 2 yaralı verdik olan geride kalan şehit analarına, şehit babalarına, eş ve çocuklarına oldu hatalı olan rütbelileri ’de batıya gönderdiler. Sucu şehit ve yaralı olan askerlere yıkmak için her şeyi yaptılar

Çevremdeki insanlar beni gördüklerinde sen nasıl askerde vuruldun çatışmada yaralanan askerler Gazi olur sen neden Gazi değilsin dediklerinde cevap verecek söz bulamıyordum uzun yıllar sonra benim gibi çok mağdur olduğunu öğrendim 20 yıl sonra sosyal medya aracılığı ile bir dernek kurduk mağduriyetimizi herkese anlattık kamuoyu oluşturduk.  Türkiye’de bizden haberdar olmayan kalmadı gerek hükümet kanadından gerekse muhalif partiler kanadından herkese kendimizi ifade ettik ama sonuç nafile Vatan için, Bayrak için, Devlet için pkk terör örgütüne karşı mecburi asker görevi yaparken vurulacaksın ama gazi sayılmayasın çok şey istemiyoruz öldüğümüzde tabutumuzun ay yıldızlı bayrakla kaldırılması ve  çocuklarımıza bırakacağımız bir madalya istiyoruz onuda bize çok görmesinler yakışıyor mu bu koca Türkiye’ye

İngiltere’de savaşta ölen atların bile heykelini dikiyorlar ama bizim ülkemizde gazisine sahip bile çıkılmıyor   Artık Devlet-i Aliye bize sahip çıksın  yeter artık..

 Güneş Bir günde Bizim için doğsun istiyoruz…..

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?