Sol Sabit
Sağ Sabit
  • Dolar döviz kuru 3.5083
  • Euro döviz kuru 3.9236
Arif Diken

Arif Diken

250 kilo patlayıcıyı araç geçerken patlattılar 2 kulağım duymuyor maalesef Gazi değilim

Bingöl Solhan Ara konak beldesinde ikamet etmekteyim.

2007 yılında vatan borcumu ödemek için Tokat 48. Piyade Eğitim alayına geldim 36 günlük acemi birliği bitikten sonra Urfa 20 zırhlı Tugay komutanlığına gittim, kapıdan girdiğimde beni karşılayan Mehmetçik sizin birlik 6 aydır Şırnak Cudi’de deyince olsun bayrağımın dalgalandığı her yerde askerliğimi yaparım dedim 20 gün sonra otobüslerle zırhlı araçlar eşliğinde Şırnak yolculuğumuz başlamıştı

Nusaybin’e girdiğimizde yol Suriye sınırında ilerliyordu vatan toprağı bitmişti. Suriye toprakları görününce içim burkulmuştu, sanki bir daha geri dönüşüm olmayacak gibi neyse 8 saatlik yolculuktan sonra Şırnak Silopi ilçesine gelip Irak sınırında olan hacılar kışlasına varmıştık bina yok her taraf çadır yemekhane banyo her yer çadırdan kurulmuştu 20 günlük terör eğitiminden sonra sivildeki mesleklerimiz soruldu sağlık memuru olduğumu Bingöl de acilde çalıştığımı söyledim akşam akrep özel görev kuvvetinden bir binbaşının beni çağırdıklarını söylediler çadıra girdim tekmili verdikten sonra sağlıkçı sen misin dedi evet komutanım dedim oğlum Cudi dağı siyah kaya üs bölgesinde sağlıkçımız yok Oraya seni göndereceğim deyince emredersin komutanım dedim 4 gün sonra konvoy halinde 2 saat yolculuk sonunda Cudi’ye varmıştık o dağları vadileri kanyonları görünce biraz duygulanmıştım sınırın öte tarafı PKK nın kamplarından haftanin kampı üst tarafıda meşhur sinnat vadisidir ilk 10 gün mevzileri gezdirdiler olabilecek saldırı hakkında bilgi verdiler hangi bölgeden hangi saate saldırı olabileceğini olursa bizim nasıl karşılık vereceğimizi detaylı bir şekilde anlattılar.

Üs bölgede su yok bir adet tanker var haftada bir defa panzerler eşliğinde Cudi’den aşağı inip hezil çayından dinamo ile su getirirdi öyle yıkanırdık geceleri ürkütücü geçerdi Her gece görüntü görürdük gördüğümüz yeri cehenneme çevirirdik derken 10 ayım bitmişti Cudi dağında bir gece saat üçte Behçet diye bağırdılar Behçet diye bağırıldığı zaman saldırı var savaş pozisyonuna geç anlamını taşıyordu 6 adet 155 lik paletli obüs vardı yanımızda yüzbaşı obüslere doğru askerleriyle koşuyordu sırt telefonundan tümen komutanının verdiği koordinatları yazıyordu koordinatlara baktığımızda PKK kamplarından haftanin kampını gösteriyordu hazırlandık emir beklemeye başladık sabaha doğru saat dörtte 10 kala sırt telefonu tekrar çaldı gelen emir tam saat 4 te vurun emriydi haftanın kampı kuş uçuşu 10 kilometreydi. Tam saat 4 te 6 obüs birden ateş açmaya başladı sabah saat 7 ye kadar bütün obüsler arızalanıncaya kadar ateşe devam etmiştik tam 250 obüs mermisini haftanin kampına atmıştık yangın başlamıştı haftanin kampı yerle bir olmuştu öğleden sonra tümen komutanı helikopterle yanımıza gelmişti bizleri tek tek tebrik edip öpmüştü çünkü verilen koordinatları başarılı bir şekilde imha etmiştik Tümen komutanı haftanin kampında yüzlerce ölü ve yaralı Irak’ın Zaho kentine araçlarla taşıyorlar kendinize dikkat edin mutlaka saldırıya uğrayacaksınız diye tembih etmişti 2 gün sonra bir askerin ayağı kırıldı kırılan yeri tahtalarla atel yaptım panzerle Silopi’ye götürüp revire teslim ettim oradan helikopterle Şırnak Asker hastanesine kaldırdılar bir hafta Silopi’de istirahatten sonra üs bölgesine gidecek olan konvoyu bekliyordum

2007 Perşembe günü 10 araçlık konvoy kalkmadan araç komutanı bizi uyardı haftanın kampını vurduğumuz için her an saldırıya uğrayabiliriz demişti ayaklarımızın altına kum torbalarını ikişer bırakmıştık çelik yeleklerimizi miğferimizi giydik bismillah deyip yola koyulduk benim gideceğim üs bölge Şırnak’a bağlı en son karakoldu Şırnak’a 60 Hakkâri Çukurca’ya 24 kilometre mesafedeydi Cudi’ye tırmanırken sınır karakolların araçları tek tek ayrılmıştı tek araçla en tehlikeli yere gelmiştik bir sürü Mehmetçiğimize mezar olan hamam boğazı bir kanyonun içinden geçer görüş mesafesi 20 metredir her tarafı mağaradır hamam boğazıda bitmişti içimden çok şükür bu defada sağ geçtik diye dua etmiştim ağustos ayının 24 Perşembe günü saat 3 sıralarıydı hava çok sıcaktı tehlikeli yerleri bitirmiştik gideceğimiz üs bölgesine tırmanmaya devam ediyorduk çelik başlıklarımızı hepimiz çıkartmıştık ve rahatlamıştık ama nerden bilebilirdik kahpelerin gece sızıp yolla 250 kilo patlayıcıyı yerleştirip bizi beklediğini tam araç geçerken patlatmışlar ne kadar süre geçmiş bilmiyorum gözlerimi açtım kulaklarımda patlama ve çınlama sesleri devam ediyor şuurum yerinde değil ne olduğunu anlamaya çalışıyorum

Allahlım ben rüyada mıyım evde miyim bilemiyorum biraz daha düşündüm sonra aklıma geldi askerdeyim ama ne olmuş bilmiyorum ve anlamaya çalışıyorum gözlerim kan doluydu gözlerimi temizledim etrafa baktım araç parçalanmış yolun her tarafı Mehmetçiklerle dolu kimini yola kimini yolun altına kimini yamaca fırlatmış beni de yolun ortasına fırlatmıştı yukarı baktım toz bulutu 30-40 metre kadar yükselmişti anlamıştım kahpelerin mayınla bize saldırdığını kafam çok acıyordu yüzümün sol ve kafamın arka tarafı adeta parçalanmıştı elimi kafamın arkasına götürdüm derinin tamamı kalkmıştı ve elim derinin altına girmişti bir elimle yüzümü diğer elimle kafamı tutup uzandım kan kaybediyordum şiddetli ağrılarım vardı uzanırken çocuklarım aklıma geldi evliydim ve iki çocuğum vardı ben daha çocuk yaşta babamı kaybetmiştim babasızlığın ne olduğunu iyi biliyordum çocuklarımı düşündüm hayatım bir film şeridi gibi gözlerimin önünden akıp gidiyordu Ömer im ve Öznur um benim gibi yetim kalacağını düşünürken kelime-i Şahadet getirip tövbe istiğfardan sonra içimden Rabbim ben babasız büyüdüm çocuklarımda aynı kaderi yaşamasınlar diye dua ettim üs bölgesinden panzerlerle bize gelmeye çalışıyorlar yarım saat sonra bize yetiştiler.

İlk önce Vacit başçavuş bana yetişti beni görünce ağlıyordu Arifim sendemi buradasın diye 14 Mehmetçik yaralı Allah’ım yardım et diye yalvarıyordu Vacit başçavuş atletiyle kafamı sardı yüzümü sildi üs bölgenin sağlıkçısı bendim ama bende ağır yaralıydım üstümüzden kobra helikopterleri geziyordu kaçabileceği alanları ateş altına aldılar sonra panzerlerle düz bir alana taşıdılar helikopterlerle bizi Şırnak asker hastanesine getirdiler helikopter pistinde gözü yaşlı Mehmetçikler bizleri karşıladılar kafa travması geçirmiştim beynim hava alıyordu burnum kırılmıştı kulaklarım patlamıştı göğsüme omzuma yüzüme kafama dizime onlarca metal parçası saplanmıştı 2 gün yoğun bakımda kaldım 24 gün tedavi edildim 30 gün hava değişimi verdiler hava değişimi bitiminde askerliğimde bitmişti sonra Elazığ Fırat Üniversitesi fakültesinde kulaklarımdan ameliyat oldum sol kulağımdaki zar tamamen dağıldığı için vücudumdan kıkırdak alınıp zar haline dönüştürülerek doku nakli yapıldı sonra askerlik şubesi ben kati rapor için GATA’ya gönderdi GATA kati raporunda sol kulak yüzde 73 sağ kulakta yüzde 30 işitme kaybı var diye rapor verdiler

684 KHK kapsamında GAZİLİK onuru için 07,02,2017 tarihinde SGK Ankara’ya kendim gittim evraklarımı teslim ederken suçlu gözüyle baktılar sanki ben gazilik onuru için değilde Suriyeli dilenciler sadaka istemeye gitmiş gibi farklı bir gözle aşağılayıcı tavır ve hareketlerde bulundular benim asıl üzüldüğüm ve yıkıldığım an buydu ben neden yaralandım neden hala şarapnel parçalarıyla yaşıyorum neden sol kulağımı kaybettim neden hayatımı bir sağır olarak devam ettiriyorum SGK yetkilileri ve devlet yetkililerimize sormak istiyorum sizin ve o bana aşağılayıcı hakaret dolusu bakış ve laflarıyla beni azarlayanlara namusunuz güvende olsun mallarınız canlarınız güvende olsun helal gelmesin diye değil miydi ben babamın toprağını korurken mi bu hale geldim

Türkiye Cumhuriyetinin bütün malını parasını getirip doktorlara hastanelere verseniz benim kulağımı geri getirebilecek misiniz veremediğinize göre neden hakkım olan gaziliğimi vermiyorsunuz.

Devlet–i Aliye’den bunu istiyorum

Arif DİKEN

 

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?